Arkadaşlar Aramasa…


Arkadaşlık… Dostluk… Bunlar hepimizin hayatında önemli ve gerçekten ihtiyacımız olan kavramlar elbette. Hepimiz bazı durumlarda, en yakınımız olan ailemize değil de arkadaşımıza, dostumuza sığınırız. Hepimiz hayatımızda birkaç kez ‘dost kazığı’ da yemişizdir muhakkak. İnsan zamanla, yaşı ilerledikçe dostu düşmandan, doğruyu yanlıştan ayırmayı öğreniyor.

Siz de benim gibiyseniz ‘dost kazığı’ tecrübeniz bir elin parmaklarını geçmemiştir. Ben genel olarak dost seçme konusunda çok titiz davranırım, zarar geleceğini anladığım an insanlardan uzaklaşırım. Buna rağmen elbette sağlam düşüşlerim de olmuştur. Adına tecrübe dediğimiz evet 🙂

Ancak bu yazıyı yazarken işin başka bir boyutundan bahsetmek istiyorum. Bazen olduğun yerden ayrılmak ya da uzaklaşmak, insanları ayırman için iyi bir fırsat aslında. Buraya yerleştiğimden beri bu konuda naçizane uzmanlaştım. O sürekli bir şekilde hayatına dokunduğunuz insanlar birer birer yok oluyormuş. Aslında pek şaşırmadım, tahmin etiğim şeyleri yaşadım çoğunlukta ama insanlar bir kez daha kanıtladılar kendilerini.

Öyle bir lanse ediyorlar ki sanki hayatın tüm sorunları birleşmiş onların başında dans ediyor. Yahu arkadaş hepimizin kendine göre sorunları var, nerede yaşıyorsunuz siz? İletişim çok kolaylaştı evet. Artık her şey bir telefondan da yakın. Neden üç çocuğunuzla kocanız ya da karınız tarafından terkedilmiş, bu arada ölümcül bir hastalığa yakalanmış, sokakta ve aç kalmış gibi davranıyorsunuz?  Tecrübelerim bana öğretti ki; insanlar o kadar da yoğun değil, sadece sen onun önem sırasına göre çok aşağılardasın.

Dün bir arkadaşımla konuştum, orta okuldan arkadaşım, aynı mahallelerde oturuyorduk evlenmeden önce. Hiçbir zaman ikimiz de ‘en yakın arkadaş’ olmadık birbirimize ancak hiçbir zaman iletişimi koparmadık. Müsait oldukça görüştük. Onca dostun arasından o sıyrıldı. Dün ona da dedim hatta, yazılarımı okuyor, biliyorum, mutlaka paylaşacağım bunu dedim. Buraya yerleştiğimden beri beni kaç kez aradı, “nasılsın, bir ihtiyacın var mı?” diye. Bunu sormak bu kadar mı zor acaba? Haklı bir isyanda bulunuyorum çünkü ben bu konularda çok hassas davranıyorum. Daha doğrusu öyle davranıyordum…

Ben de artık öyle yapıyorum, arayanı arıyorum, aramayanı aramıyorum.

Demem o ki; güzel insanlar biriktirin dostlar.

Dip Not: Teşekkürler Feride…


paylaş

0 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir