“1 Mayıs” diye en çok bağıran, en çok hak yiyendir!


Kimse kusura bakmasın, istisnaları dahil etmiyorum ama yaklaşık 20 yıllık çalışma hayatımda başlıktaki tecrübeye eriştim.

Emek sadece maaş değildir, emek tek başına bir karşılık değildir. Emeği sadece işveren direkt olarak sömürmeyebilir. Çalışılan yerdeki yanlışlıkları görmezden gelen, düzelmesi için adım atmayan bir işveren de emek sömürücüsüdür.

Yıllardır çalışırım. Kimi zaman maaş alamadım, kimi zaman patron müsfettesi aramızda para toplayarak yaptığımız yemeğe ortak olup beğenmedi (Ki bunu da maaş alamadığımız, işyeri yemeğimizi karşılamadığı bir dönemde yapmıştık), kimi zaman 4-5 kişilik çalıştım. Bu yazdıklarım eminim birçok kişiye olmuştur. Kimse kusura bakmasın ama emek her zaman sömürülür.

Reklamlı cümleler kurmak kolay, alanlara dolup sendikacılık oynamak kolay. Perde arkasında neler oluyor? O mikrofon açık olmasaydı bize yedirecektiniz değil mi? Sendika dediğin devletten yana olmaz. Devlet harika ötesi bir teklif yapsa bile yine de eğilmez. Sonuna kadar, alabildiğinin en büyüğünü alana kadar savaşır. İşyeri temsilcisi olmak için, şube başkanı olarak maaş almak için çabalamaz. Bunlara da şahit oldum.

İşveren aynı ofiste çalışanların aynı haklara sahip olması için gerekli zemini hazırlar. Maaş dengesizliğini ortadan kaldırır. Devlette de çok yanlış var. Aynı işi yapan taşeron ile memurun aldığı maaşlar birbirinden farklı. Tabi ki memur fazla maaş alır. Alsın, helali hoş olsun. Ama ona göre çalışsın…

1 Mayıs hikaye arkadaşlar. Gerçekten hikaye. Çalışanların, gerçek emekçilerin haricinde kimsenin umurunda değil. Madem öyle, tatil yaptılar tamam, neden devlet 1 Mayıs’ta bir maaş ikramiye vermiyor? Ya da vermesi için kurumlara yaptırım uygulamıyor?

1 Mayıs hikaye arkadaşlar. Tanıdıkları sayesinde, torpil sayesinde işe girenler, hak etmediği yerde olanlar, işe gelmeden maaş alanlar, vergisini kaçıranlar, patrondan çok patronculuk yapan yalakalar ortadan kalkmadan 1 Mayıs gerçekten hikaye.

İşmiş, emekmiş, dayanışmaymış hikaye arkadaşlar. Dedim ya çalışanlardan başka, vicdanı olanlardan başka kimse emeği, vicdanı, hakkı, hukuku düşünmüyor. Anca sen, ben… Düşünmez de. Çünkü neden biliyor musunuz? Düşündüğü zaman cebine çok para giremeyecek.

Daha maden ocaklarına hayatını kaybedenlere giremiyorum bile.

Daha işinden hakkını aradığı için olanlara giremiyorum bile.

Daha kanunsuzluk yapmadığı için baskı görenlere giremiyorum bile.

Lafım, hak için, adalet için mücadele eden, gerektiğinde kanını döken, gece gündüz uğraşan “Emek savunucularına” değildir.

Acaba bu yazıyı okuyacak mısınız? Acaba siz ne düşünüyorsunuz…

 1! Mayıs’ınız kutlu ola…

Sevgilerimle.

Anahtar kelimeler: 1 mayıs, emek, hak, adalet


paylaş

0 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir