Ne Çektik Be!


Bu yazımda size evlenmeden önce nasıl zorluklardan geçtiğimizden ‘biraz’ bahsetmek istiyorum.

Aslında her şey çok güzel başladı. Baya baya, hunharca aşık olduk birbirimize. Evet hem de ilk görüşte! Nasıl oldu’suna daha geniş bir zaman ayırmak istiyorum affınızla. Ama çok romantik, çok gerçekçi yani bizim deyimimizle ‘hunharca’ bir aşk yaşadık hakkımızca.

Amma velakin kara kediler durur mu? Bizim en büyük sorunumuz zaten mesafeydi. Aramızda yaklaşık 350 kilometre varken elbet zor olacaktı. Başta bunları konuştuk tabii ama iş ciddiye binince ne zor oldu bir bilseniz! Yastık altında ağlamalar mı dersiniz, otogarlarda hıçkırmak mı? Her gelişine bir hafta önceden hazırlanırsın. Bu arada ben Deniz evet 🙂 Kuaföre gidersin, kıyafet ayarlarsın, işlerini yoluna sokmaya çalışırsın. Sonra gelir… Dünyalar senin olur. Zaman orda dursun istersin ancak durmaz… Gitme saati geldiğinde deyim yerindeyse bir taş oturur boğazına, gitmez! O üzülmesin diye belli etmemeye çalışırsın, bin türlü şaklabanlıklar yapmaya çalışırsın. Ama vakit gelince salarsın artık kendini… Ben ki kolay kolay ağlamam. Daha doğrusu ortalıklarda görünmem pek ağlarken, ama söz konusu Güven olduğunda bu konuda da çok değiştim… Gittikten sonraki gün ölüm gibi gelir insana. Çok bilirim çalıştığım yerlerde tuvalete girip ağladığımı… O gün bir an önce bitsin diye dualar ettiğimi…

Güven’in işleri çok yoğundu gelemiyordu, ben gidemiyordum böyle böyle üç ay görüşemediğimiz bile oldu. İşte o dönemlerde dilimize pelesenk olan bir cümlemiz vardı: “Ne çektik be!”…


paylaş

0 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir