Hilal'in gözünden Biz


Deniz’in kızkardeşi, yani baldızım, nam-ı diğer çocuğumuz, bize bir yazı yazdı.

Olduğu gibi aktarıyorum:)

Bir evi ev yapan duvarlar değil kişilerdir. Yemeklere sevgi katınca lezzetli olur. Bir şeyleri kalıplara sokmadan da disiplinli ve düşünceli olmayı Duysak ailesi ile tattım. İnsan isteyince her şeyi başarabiliyorlar işte.
Bu cümlem beni bir zaman öncesine attı. Zor ama doğru zamanda olan bir evlilik süreciydi. Artık olması gerektiği için ufacık pürüzler bizim canımızı sıkamadı. Ele değil, yaşama inat dik başlı durdular ve… KAZANDILAR.

İmzayı attıktan sonraki o halka sürecinde de beraber olduğum için o günlerden bu günlere kadar ki değişimi fark etmemiş olamam. Olmamalıyım. İlk günler herkes birbirine bir şeyler danışıyordu; “Pilavı kaç ölçüden yapalım, bu çoraplar kimin, ekmeği almaya kim gidecek? Daha bir sürü tirajı komik olaylar… Fakat zaman ağız payından değil, emeklerinin yemeğinden ikram etti onlara. Şimdi birçok şey yolunda yordamında; -BİN ŞÜKÜR-
Ben onların biyolojik olmayan ilk çocuklarıyım. Ablamın ve eniştemin kardeşi değil; düpedüz çocuklarıyım.
Latifeler bir yana iki insanın arasında daimi sevgi, saygı ve güven var ise duvaksız gelin de olur, mutfak masasız evde. Tartışmalar gerçekten ilişkilerin tuzu biberidir ama tartışmayı biliyorsak.
Size hayranım DGD! Hep sevgili, hep merhametli ve bol kerametli kalın!
Hilal Tomba


paylaş

0 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir